Özet
Enerji sektöründe dijital dönüşüm tek bir adımda gerçekleşmez. Kontrol odalarından buluta uzanan, veri temelli yönetimden yapay zekaya evrilen çok katmanlı bir süreçtir. Sistemler büyüdükçe veri hacmi artar, operasyonel yapı karmaşıklaşır ve doğru yönetilmediğinde dijitalleşmenin gerçek değeri görünmez hale gelebilir.
Enerjisa Üretim, dönüşüm yolculuğunun en başında bu tabloyu net biçimde tanımladı. Hedef yalnızca veri toplamak değil; öğrenen, öngören ve zamanla kendini geliştiren bir dijital yetkinlik oluşturmaktı. Sunumlarda iyi görünen çözümler yerine, sahada gerçek operasyonel koşullarda kesintisiz çalışan sistemler önceliklendirildi.
Bu noktada Senkron Digital ile kurulan iş birliği devreye girdi. Hidroelektrik, rüzgar, güneş, doğalgaz ve linyit santrallerini kapsayan; 31 tesisi ve yaklaşık 4,2 GW kurulu gücü yöneten entegre bir dijital altyapı hayata geçirildi.

Karmaşık Operasyonları Dijitalleştirmek
31 santral
Hidroelektrik, rüzgar, güneş, doğalgaz ve linyit
Yaklaşık 4,2 GW
Türkiye genelinde toplam kapasite
50.000+ sinyal
Her tesisten Uzak Operasyon Merkezi’ne (ROC) akan veri
Dijital Zekaya Giden Yol
Senkron Digital, dönüşüm sürecine Enerjisa Üretim’in dijital dünyasını baştan sona yeniden ele alarak başladı.
Mevcut sistemleri olduğu gibi taşımak yerine, uzun vadeli ihtiyaçları merkeze alan, geleceğe dayanıklı yeni bir altyapı inşa edildi.
Microsoft Azure üzerinde konumlanan bulut tabanlı mimari; yüksek performans, yatayda ölçeklenebilirlik ve veri bütünlüğü esas alınarak kurgulandı. Böylece platform, yalnızca bugünün operasyonel yükünü değil, yarının analitik ve yapay zeka ihtiyaçlarını da karşılayabilecek esnekliğe kavuştu.
Senkron Digital’in liderliğinde tüm operasyonel ve iş verileri güvenli bir Azure Data Lake ortamında birleştirildi. Bu sayede organizasyon genelinde “tek ve doğru veri kaynağı” oluşturuldu; farklı departmanların farklı rakamlar üzerinden karar almasının önüne geçildi.
Microsoft 365 E5 ve Power BI entegrasyonlarıyla birlikte bakım planlaması, arıza tahminleme, performans takibi ve yönetim raporlaması tek bir bütüncül yapı altında toplandı.
Bugün Enerjisa Üretim ekipleri; sahadaki varlıklardan gelen veriye anlık erişebiliyor, riskleri önceden görebiliyor ve operasyonel kararlarını gerçek zamanlı içgörülerle destekleyebiliyor.
Bu altyapı sayesinde dijitalleşme, bir teknoloji yatırımı olmaktan çıkıp; operasyonun hızını, güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini doğrudan belirleyen stratejik bir yetkinliğe dönüştü.
Mühendisler, operatörler ve yöneticiler sahada, merkez ofiste ya da uzaktan çalışırken fark etmeksizin, kritik gelişmelerden anında haberdar edilir. Tek bir ekran üzerinden ortak operasyonel görünürlük sağlanır, karar alma süreçleri hızlanır ve müdahale süreleri kısalır.
Operasyonel Zekanın Merkez Üssü: Senkron Digital ROC
İki yıl süren kapsamlı iş birliğinin ardından dijital dönüşüm somut bir yapıya kavuştu. Enerjisa Üretim için hayata geçirilen Uzak Operasyon Merkezi (ROC), üretim varlıklarının yönetiminde yeni bir dönem başlattı.
Bugün bu merkez, hidroelektrik, rüzgar ve güneş santrallerini günün her saati izleyen, yöneten ve optimize eden dijital bir kontrol noktası olarak çalışıyor. Sadece izleyen değil, karar üreten bir operasyon katmanı sunuyor.
Saha Verisinden Anlık Karara
Sensörler, türbinler ve SCADA sistemlerinden gelen 50 bini aşkın sinyal, her saniye ROC altyapısına aktarılıyor. Bu yoğun veri akışı, Azure IoT Hub üzerinde çalışan gelişmiş analitik katman tarafından anlık olarak işleniyor.
Sistem; davranış örüntülerini analiz ediyor, sapmaları erkenden tespit ediyor, olası arızaları öngörüyor ve daha sorun oluşmadan uygulanabilir çözüm senaryoları üretiyor. Böylece operasyon yönetimi reaktif müdahaleden çıkarak öngörü temelli bir yapıya kavuşuyor.
Bakım ekipleri artık yalnızca ihtiyaç oluştuğunda sahaya yönlendiriliyor; plansız duruşlar yerini kontrollü ve öngörülebilir süreçlere bırakıyor.
Karanlık Santraller: Sürekli Kontrol, Fiziksel Varlık Olmadan
Bugün Enerjisa Üretim portföyündeki iki tesis, tamamen uzaktan yönetilen “karanlık santral” modeliyle işletiliyor. Sahada sürekli personel bulundurulmadan üretim güvenliği, performans takibi ve müdahale süreçleri dijital altyapı üzerinden sağlanıyor.
Bu yaklaşım, yalnızca operasyonel verimlilik değil; aynı zamanda iş güvenliği, maliyet kontrolü ve süreklilik açısından da yeni bir standart oluşturuyor.
Pandemiyle Gelen Gerçek Dayanıklılık Testi
ROC mimarisinin gücü en net şekilde COVID-19 döneminde ortaya çıktı. Microsoft HoloLens entegrasyonu sayesinde saha ekipleri ile kontrol merkezi arasında gerçek zamanlı, görsel ve etkileşimli bir çalışma ortamı kuruldu.
Mühendisler artırılmış gerçeklik gözlükleri üzerinden türbinlerin dijital ikizlerini inceledi, sıcaklık ve performans değerlerini kontrol etti, bakım adımlarını uzaktan yönetti. Tüm operasyonlar, sahaya fiziksel erişim olmadan, masa başından sürdürüldü.
Bu dönem, dijital dönüşümün yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, kritik anlarda iş sürekliliğini koruyan bir operasyonel yetkinlik olduğunu kanıtladı.
Operasyonu Aşan Bir Dönüşüm Gücü
Enerjisa Üretim bugün yalnızca süreçlerini optimize eden bir yapıdan çok daha fazlasına sahip. ROC ile birlikte operasyonlar; izlenen, ölçülen ve müdahale edilen süreçler olmaktan çıkarak sürekli öğrenen ve gelişen bir sistem haline geldi.
Senkron Digital tarafından tasarlanan bu mimari, klasik kontrol anlayışının ötesine geçerek üretim varlıklarını dijital zeka ile yöneten yeni nesil bir operasyon modelinin temelini oluşturdu.
Dijital Dönüşümün Kalbinde Güvenlik
Dijitalleşme büyüdükçe yalnızca sistemler değil, sorumluluklar da genişliyor. Artık dönüşümün ayrılmaz bir parçası var: güvenliği en baştan tasarlamak.
Enerji altyapıları daha akıllı, daha bağlantılı ve daha otonom hale geldikçe, karşı karşıya kalınan risklerin doğası da değişiyor. Tehditler çeşitleniyor, saldırı yüzeyi genişliyor ve etkiler çok daha büyük ölçeklere ulaşabiliyor.
Bugün tek bir siber ihlal, yalnızca bir sistemi değil, tüm operasyon zincirini durma noktasına getirebilecek güçte.
Bu gerçeklikten yola çıkan Senkron Digital, Uzak Operasyon Merkezi’nin (ROC) hemen yanında, enerji sektörüne özel olarak tasarlanan Operasyonel Teknoloji Güvenlik Operasyon Merkezi’ni (OT SOC) hayata geçirdi.
Bu adım, yalnızca bir güvenlik yatırımı değil; Türkiye enerji sektöründe operasyonel teknolojilerin korunmasına yönelik öncü bir yaklaşımın başlangıcı oldu.
Kurulan yapı, kısa sürede kendi alanında referans kabul edilen bir modele dönüştü.
Her gün, tüm santrallerden gelen operasyonel verilerle birlikte 3,3 milyondan fazla güvenlik olayı merkezi sistemlerde toplanıyor, analiz ediliyor ve anlamlandırılıyor.
Microsoft Defender for IoT ve gelişmiş saldırı tespit altyapıları (IDS) sayesinde her veri noktası bağlamı içinde değerlendirilerek birbiriyle ilişkilendiriliyor, görünmeyen riskler görünür hale getiriliyor.
Fark yaratan şey, enerji operasyonlarına özgü siber güvenlik bilgisinin teknolojiyle birleşmesi.
Sistem, gerçek tehditlerle rutin anomalileri kolayca ayırt edebiliyor.
Ve sonuçlar çok açık:
Gereksiz alarmlar azalıyor.
Tepki süreleri kısalıyor.
Olası kesintiler başlamadan önleniyor.
Artık performans ve koruma, aynı sistemin iki tamamlayıcı yüzü haline geldi.
Yapay Zeka ile Geleceği Görmek
İzleme altyapısı kurulduktan ve güvenlik katmanı güçlendirildikten sonra, dönüşümün bir sonraki adımı netleşti: karar mekanizmalarını yapay zeka ile beslemek.
Senkron Digital, Enerjisa Üretim’in dijital yetkinliğini ileri bir seviyeye taşımak amacıyla OnePact Predict platformunu devreye aldı.
Microsoft Azure OpenAI Service üzerinde çalışan bu yapı, 40 bini aşkın IoT veri noktasını operasyonel sistemlerden gelen bilgilerle birlikte değerlendirerek bütüncül bir analiz zemini oluşturuyor.
Bu sayede içgörü üretimi artık gecikmeli bir süreç olmaktan çıkıyor; veriler toplandığı anda anlam kazanıyor.
Daha önce analist ekiplerin günler süren çalışmalarıyla elde edilen çıktılar, bugün saniyeler içinde tek bir sorguyla üretilebiliyor. Ham veriden stratejik karara uzanan yol önemli ölçüde kısalıyor.
Azure Machine Learning altyapısıyla geliştirilen kestirimci modeller; üretim kapasitesini öngörebiliyor, olağan dışı durumları erken aşamada tespit edebiliyor ve türbin performansını haftalar öncesinden hesaplayabiliyor.
Üstelik bu tahminler yalnızca geçmiş verilere değil; hava koşulları, ekipman sağlığı ve sahadan gelen anlık ölçümlere dayanarak yüksek doğrulukla oluşturuluyor.
Senkron Digital, yapay zekayı Enerjisa Üretim için yalnızca bir teknoloji bileşeni değil; her an erişilebilir, karar süreçlerini destekleyen ve operasyonların ritmini sürekli izleyen güvenilir bir dijital yol arkadaşı haline getirdi.
Bugün Enerjisa Üretim, bu yetkinlik sayesinde operasyonlarını daha hızlı değerlendiriyor, riskleri daha erken görüyor ve daha isabetli, daha güvenli kararlar alabiliyor.
Teknolojiden Gerçek Sonuçlara
Senkron Digital ile başlayan bu dijital dönüşüm yolculuğu, Enerjisa Üretim’in enerjiye bakışını kökten değiştirdi.
Artık yapay zeka, sahadaki her karara dokunan canlı bir sistem haline geldi.
Tahmine dayalı bakım sayesinde arıza süreleri azaldı.
Varlıkların kullanılabilirliği ve güvenilirliği arttı.
Kararlar daha hızlı, daha güvenli ve tamamen veri odaklı hale geldi.
Ve en önemlisi, siber güvenlik artık bir refleks gibi çalışıyor.
Proaktif OT izleme sayesinde sistemler, olası riskleri doğmadan fark edebiliyor.
Bu dönüşüm sadece operasyonel sonuçlarla sınırlı kalmadı.Senkron Digital ile kurulan ortaklık, Türkiye enerji sektöründe yeni bir dijital standart tanımladı.Ve gösterdi ki, dijitalleşme doğru yapıldığında yalnızca verimlilik değil, kalıcı değer yaratıyor.

“Enerjisa Üretim ile iş birliğimiz teknolojiyle başladı,
ama bugün veri, zeka ve güvenin enerjinin geleceğini nasıl şekillendirdiğini birlikte keşfettiğimiz bir ortaklığa dönüştü.”

Genel Müdür, Senkron Digital
Ali İnal
Senkron Digital için bu iş birliği hiçbir zaman “bir proje” olmadı.
Bu, ortak bir vizyonun başlangıcıydı.
Bu ortaklık her geçen gün yeni alanlara uzanıyor.
ESG verilerinin entegre edilmesinden karbon verimliliğinin artırılmasına, bölgesel enerji üreticilerinin dijital dönüşümüne kadar uzanan uzun soluklu bir yolculuk devam ediyor.
Dijitalleşme bir varış noktası değil; sürekli gelişim isteyen bir süreçtir.
Bu süreçte Senkron Digital, karmaşıklığı güvene dönüştüren, işletmeleri vizyonlarının sınırının ötesinde büyüten güvenilir bir yol arkadaşı olarak konumlanıyor.







